Hesap

İki kere ikiden yapay zekâya nasıl geldik?

Kahin’in Laneti

ile 3 yorum

Küçük siyah bir alet bulduk yolda, üstünde “Bu alet evrende sorulabilecek her soruya kısa zamanda, eksiksiz ve doğru cevap verir.” yazıyor. Yaptığı işe saygısı ve bol zamanı olan her bilim adamı gibi biz de bu iddiayı sorgulamak istiyoruz. Nereden ve nasıl başlarız?

Önce basit, cevaplarını bildiğimiz sorular soralım: “2 kere 2 ne eder? Adım ne?. Pi sayısının ondalıktan sonraki 15. basamağı nedir?”. İlginç, sorulara doğru cevap verdi, çok zeki birisi tarafından programlanmış bir bilgisayar olmasın bu?

O halde daha zor sorular soralım, cevabını henüz bilmediğimiz ama gelecekte öğreneceğimiz: “Yarın yağmur yağacak mı? Bu haftaki sayısal loto sonuçları ne olur?”. E bunları da biliyor!

O halde sınamaya devam, kolayca çözemeyeceğimiz ama bir defa cevabı alınca onun doğruluğunu kontrol edebileceğimiz sorular soralım: “Şu gördüğün 1 milyon basamaklı sayının çarpanları nedir? AIDS’e çare olacak aşının formülü nedir?”. Valla hiç yanılmıyor, ne söylerse doğru çıkıyor.

Ciddi bir meydan okuma ile karşı karşıyayız. Tüm dünya, bilimin sesi olan bizim ağzımızın içine bakıyor. Bu alet gerçekten de olduğunu iddia ettiği şey mi? Yoksa bir gün yanlış cevap verecek çok harika ama aynı zamanda sahtekar bir makine mi? Doğruya ulaşmak için sınamaya devam, daha zor sorular bulmalıyız. Cevabını bilmediğimiz, gelecekte de bilemeyeceğimiz, daha da kötüsü elimizde cevap olsa bile doğru mu değil mi karar veremeyeceğimiz sorular nasıl olur? Bu tür soruların var olduğunu biliyoruz. Matematiksel mantık bu evrende asla cevaplanamayacak sorular olduğu söylüyor ve bu tür sorular inşa etmek için de bir yol sunuyor. Ama sorun şu ki, aletin verdiği cevabın doğru olup olmadığını kontrol edecek bir mekanizmamız yok. Yani alet bazı cevapları kafadan atıyor olabilir ve ne yazık ki bizim bunu anlayacak yeterli vaktimiz yok (hoş sonsuz vaktimiz olsaydı bile anlayamazdık ya!).

Galiba çuvallamaya başladık yavaştan. Bu aletin harikulade bir şey olduğu açık. Ne de olsa sayısalda 6′yı tutturup zengin olmamızı sağladı, AIDS’e çare buldu falan. Ama işe yarar olması bir şey, olduğunu iddia ettiği şey olması başka bir şey. Ve korkarım ki bu konuda bir bilim adamı olarak daha da ileri gidemeyeceğiz. Yavaştan raporumuzda nasıl kıvıracağımızı düşünmeye başlasak iyi ederiz.

Bilimin bugün kullandığı temel yöntemi yani bir önermeyi yanlışlamaya çalışarak doğruluğunu sınama yönteminin sınırlarını gösterebilmişimdir umarım. Modern bilimde bir önermeyi kesin olarak ispatlama gibi bir lüksümüz yok (matematiktekinin aksine). Yapabileceğimizin en iyisi “Bakın bu önerme şu şu testlerden geçti ve hala ayakta duruyor, e şimdilik de işimize yaradığına göre çuvallayana kadar ya da elimize daha iyisi geçene kadar onun doğru olduğunu kabul edelim.” demektir.

Peki bu hikayeden çıkarmamız gereken kıssadan hisse ne? Bilimde kahinlere, mucizelere yer olmadığı. Bu evrende bir yerlerde bir kahin ya da başka bir mucizevi varlık olsa bile bilimin yöntemlerini kullanarak onu tanıma şansımız olmaz. En fazla “Bu varlığın çalışma prensiplerini henüz bilmiyoruz ve ileride bulmayı ümit ediyoruz.” diyebiliriz. Eğer bilimsel yönteme sadık kalacaksak hiç bir deneyim bizi (bir bilim insanı olarak) şaşırtmamalı.

Written by amacinho

20 Nisan 2008 00:31

Teori kategorisinde yayınlandı

Tagged with

3 Yanıt

Subscribe to comments with RSS.

  1. Makinemize soru soruyorum, cevap versin:

    “Karşına senin iddia ettiklerini iddia eden bir makine çıksa iddiasını nasıl sınarsın?”
    a) Sınayamam. (Dolayısıyla siz de beni sınayamazsınız.)
    b) Şunu şunu yaparım. (Bana “şunu şunu” yaparsanız testi geçerim -yoksa tutarsız konuşmuş olurum.)
    c) Nasıl sınadığımı söylemem ama sonunda doğru karar veririm. (Hehheh, hadi bakalım.)

    eseraygun

    23 Nisan 2008 at 18:49

  2. - Hay hay, elbette sınarım. Bunu siz de yapabilirsiniz. Bunun için size yazdıracağım şu sonsuz tane soruyu sorup soruların cevaplarına bakarak karar vermeniz lazım. Neyse ki ben bu işi sonlu zamanda yapabiliyorum. Sorular ve almanız gereken cevaplar şunlar: 1) ….”

    amacinho

    23 Nisan 2008 at 21:37

  3. - Sınamaya gerek bile yok, yalan söylüyor. Evrendeki tek bütünsorularıncevaplarınıbilenmakine benim. Dolayısıyla bu adam yalancıdır. İnanmıyorsanız gidin ona benim cevap veremeyeceğim bir soru üretmesini isteyin.

    (Buradan iyi makine kavgası çıkarmış.)

    amacinho

    19 Ağustos 2008 at 21:07


Yorum Yapın